İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

BÜYÜK BULUŞLAR VE TELEVİZYON

Size dense ki, bilmem kaç asırlık tarihî gelişimi açısından, insanların kültür ve medeniyetinde en etkili olan “en önemli üç buluş” nelerdir? Yani, insanın “kendi elleri” ile gerçekleştirdiği ve kendi hayatında, âdeta ihtilâl çapında değişmelere kaynak olan önemli “üç buluşunu” sayar mısınız? Bu çetin soruya siz nasıl cevap verirsiniz bilmem? Kurduğumuz büyük kültür ve medeniyet dünyası, gerçekleştirdiğimiz güçlü ve hayrete şayân teknolojik hamleler serisi ve ortaya konan başarılı ve verimli müesseseler mahşeri arasından “en önemli üç buluşu” tayin ve tesbit etmek, gerçekten zordur. Görünen odur ki, insanların hiçbir buluşu, keşfi veya eseri küçümsenemez. Ancak, insan, yine de soruyor: “Acaba, beşerî kültür ve medeniyette, şimdiye kadar başarılan ve ortaya konan en önemli üç buluşumuz hangileridir?”.

   Siz düşüne durun. Ben size, bu konudaki görüşlerimi sunayım. Bana göre, bütün tarihi boyunca, insanoğlu, kültür ve medeniyet açısından çok önemli aletler, araçlar ve müesseseler geliştirmiştir, lâkin, bunların arasında, üç tanesi, âdeta ihtilâl çapında buluşlardır. Bunlar, sırası ile:

1-Yazının bulunuşu ve kullanılışı,

2-Matbaanın bulunuşu ve kullanılışı,

3-Televizyonun bulunuşu ve kullanılışıdır.

   İster misiniz, gerekçelerine de kısaca işaret edeyim. O halde, birincisinden başlayarak sıra ile “buluşların” önemini özetleyelim:

   Bazı tarihçiler, tarihi “yazı” ile başlatırlar. Bize göre, tarih, insanla başlamakla birlikte, beşerî kültür ve tecrübelerin “yazı” ile tesbiti işi, çok önemli bir hâdisedir. Bu, beşerî macera ve terübenin “biriktirilmesi” ve “nesilden nesle aktarılması” demektir ki, insanlık, bundan mahrum olsa idi, asla gelişemezdi. Bu sebepten olacak, Şanlı Peygamberimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem- “Bilgiyi yazıya bağlayın” emrini vermişlerdir. Bunun gibi, yüce ve mukaddes kitabımız Kur’ân-ı Kerîm’de, kalemle yazı yazma, ilâhî bir lütuf olarak övülür: (İnsana) kalemle yazmayı öğreten O’dur”. (El-Alak/4).

   Matbaaya gelince, bu buluş sayesinde, biriken kültür ve medeniyet değerleri ile çeşitli zamanlarda ve mekânlarda yaşanan beşerî macera, yaygınlaştırılmış; ilim, irfan ve bilgi, bir zümre imtiyazı olmaktan çıkarılmıştır. Bir âlet olarak matbaanın bulunuşu ve kullanılışı ile insanlar ve cemiyetler arasında, korkunç bir kültür ve medeniyet alışverişi başlamış, bugün, şahit olduğumuz, her türlü, gelişimin, oluşumun ve değişimin kaynağı haline gelmiştir. Onun için, bazı ilim adamlarının matbaanın bulunuşunu, yeni bir çağın başlangıcı olarak kabul etmelerinde büyük bir isabet payı vardır. Gerçekten “matbaa”, yalnız bilginin yaygınlaşmasına ve gelişmesine değil, “cemiyetlerin bilişmesine”de yardımcı olmuştur. Böylece Yüce Kitabımız’da belirtilen “Birbirinizle tanışasınız diye sizi, irili ufaklı cemiyetlere ayırdık” emrini “matbaa” gerçekleştirmiş olmaktadır. (Bkz. Hucurat/13)

   Televizyona gelince… Bana göre, bu buluş, “yazı” ve “matbaa” kadar, belki, onlardan da daha önemlidir. Çok ağır ve sessiz bir gelişim içinde, birden bire, televizyon bütün dünyamızı istilâ etmek üzeredir. Bu, müthiş buluş, her gün biraz daha gelişerek evimize, yuvamıza, iş yerimize ve hayatımızın bütün noktalarına girmekte, giderek fonksiyonunu geliştirerek devleşmektedir. Hiç şüphesiz, televizyon, kurulmakta olan “yepyeni bir dünyanın öncüsüdür”; şimdi o, basını ile, yayını ile, sinema ve tiyatrosu ile, ilim adamı, mütefekkir, sanatkâr ve siyaset kadroları ile birlikte, birçok şeyi yıkarak ve fakat birçok şeyi yapmaya hazırlanarak geliyor. Gelecek dünyanın hâkimleri, bu âlete hükmedenler olacaktır.


Seyyid Ahmed Arvasî, İnsanın Yalnızlığı, Burak Yayınevi, 1999, s.124-126

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir