İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yazıların kategorisi: “Lisân”

İNSAN ve LİSÂN

İspat mı istiyorsunuz? Önünüzde “güç” diye bir kelime söylendiğinde iddiaya girerim bir çoğumuzda öncelikle büyük güçler, askerî güç gibi anlamlar akla gelecektir. Ahlâken güçlü olmak daha sonra hatıra gelir. Güç sahibi kişi olarak da Sezar akla gelir. Mutlu olmaktan bahsedilince insanların aklına hemen servet, hâkimiyet, alkış gelir. Siz de benimde yaptığım gibi on beş tane hayatın anlamını teşkil eden kelime belirleyin...

EŞEK VİTESİ

Arapçadaki viteslerle kitaplar müthiş bir süratle yazılıyordu. Sonra Müslümanlar evvela Bizanslılardan pa­pirüsleri aldılar, sonra kâğıt fabrikalarını kurdular. Çinliler­den bazı şeyler aldılar ve büyük kâğıt fabrikaları kurdular. Semerkant’ta, Bağdat’ta, Mısır’da kâğıt fabrikaları ortaya çıktı. İnsanlar mütemadiyen yazıyorlar, belki lüzumundan fazla yazıyorlardı. Herkes yazıyordu.

HARF İNKILÂBI HAKKINDA

Öyleyse onları sadece geniş sınırlardan, kuvvetli ordulardan ve gelirlerden mahrum etmek yetmezdi. Aralarında irtibatı temin eden harfler, kelimeler ve müşterek kültürden de mahrum etmek ve mazileriyle olan bağlarını koparmak gerekecekti. Hatta bunu o milletlerin aralarından çıkardıkları kimselere de yaptırabilirlerdi...

İSLÂM YAZISI MI, ARAB YAZISI MI?

Birlikte oraya gittiğimiz bu yabancı profesör Türkologlar bu fihristin sahifelerini açtılar. Sonra birbirlerinin yüzlerine baktılar. Prof. Rosso kulağıma eğilerek: “-İbrahim Bey!..” dedi. “Siz harf inkılâbı yaptınız, Lâtin harflerini kabul ettiniz. Eski yazınızla yazılmış fihrist defterleri varsa onları istesek, bir suç işlemiş olmayalım!..”