İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

CENNETTEKİ KOMŞU

Ana-baba hakkında hikâye olunur ki, Hazret-i Mûsâ aleyhisselâm, Tûr-i Sînâ’da Hak Teâlâ Hazretleri ile mükâleme ederken, konuşurken “Yâ Rabbî! Âhıretde benim komşum kimdir?” diye sordu. Hak Teâlâ buyurdu ki, “Yâ Mûsâ! Senin komşun, falan yerde, falan kasabdır!” Mûsâ aleyhisselâm kasabın yanına giderek beni misâfir eder misin dedi. Yanında misâfir oldu. Yemek zamânı gelince, kasab, bir parça et pişirdi. Duvârdaki asılı zenbili aşağı alarak, orada bulunan ve sâdece kemiklerden ibaret bir kadına et verdi ve suyunu da verdi. Üstünü başını temizleyip, zenbile koydu.

Balkan Harbleri sonrası hicret eden bir Osmanlı anası ve evladı…

   Mûsâ aleyhisselâm sordu, bu senin neyindir?

   Kasab, annemdir, ihtiyar olup bu hâle girdi, işte her sabâh, akşam kendisine böyle bakarım dedi. Kasab annesine yemek verirken, o za’îf ve âciz annesi, oğluna duâ ederek, Yâ Rabbî! Oğlumu cennetde Mûsâ aleyhisselâma komşu eyle, dediğini Mûsâ aleyhisselâm dahi işitti. Bunun üzerine Mûsâ aleyhisselâm kasaba müjde ederek, seni Allah-u Teâlâ afv ederek, Mûsâ aleyhisselâma komşu eyledi, dedi.

   Gaflet ve şaşkınlığa kapılarak ana-babanın kalbi kırılırsa, derhâl onların rızâsını almağa çalışmalı, yalvarmalı ve her ne suretle olursa olsun, onların gönlünü almalı! Ana-babanın evlâd üzerinde hakları çok büyükdür. Bunu dâima göz önünde tutarak, ona göre hareket eylemeli!


Hazırlayan Mustafa Necati Özfatura, İlmihâl Özeti, s.231

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir