İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

ÇEVREMİZE MÜDARA İDELÜM

Osman Gazi, Eskişehir ve Karacahisar’ı aldıktan sonra bir gün kardeşi Gündüz Bey’e: “-Gündüz, ne tedbir idelüm? Ne veçhile küffara huruç idelüm?.. Böyle âtıl durmaktan ne faide var?..” “-İmdi civarımızda olan nevâhi ve vilâyeti vuralım…” “Olmaz. Bu rey-i sevab değüldür. Zirakim civarımızdaki nevâhi ve vilâyât mamurdur. Buraları harab etmek olmaz. Şehrin şenliği halk iledür. Kendi elimizle, kendimizin olacak yerleri yıkub harabezar eylemek olmaz. Rey-i sevab budurkim, çevre komşularımıza müdara idelüm. Bilecik tekfuruna ittiğimiz gibi, sonra zuhur eden fırsatları kaçırmayıp, harab etmeden kaleleri zapt edelim” dedi.

   Osman Gazi öldüğü zaman, Sakarya vadisindeki bütün kaleler zapt edilmiş, Bursa, İznik ve İzmit’te muhasara edilmişti.

Osman Gazi…

   Osman Gazi, ölüm döşeğinde oğlu Orhan Bey’e üç vasiyette bulunmuştur:

  1. Oğlum, İstanbul’u aç, gülzar eyle.
  2. Oğlum, öldükten sonra beni Bursa’da Gümüşlü Kümbete defneyle, demiştir. Bunlardan sonra üçüncü vasiyetini söylemiştir.
  3. Oğlum, milletin yarınına ışık tutan ilim adamlarına, millete pâk ahlâk yolunu gösteren sulehaya, millet için can vermiş olan şehitlerin evlâdlarına hürmet ve itibardan zinhar ayrılma. Bunları her zaman gör ve gözet.

   Allah’ı tanımayan, kazancını şaraba veren ve fuhş eden kimselere, devlet umurunda vazife verme, verirsen, yüzü kara olarak ahirete gelesin. Zira bu tip insanlar Allah’ın gazabına müstehak olduklarından, işlerinde hayır ve başarı olmaz. Bunlar halka hüsn-ü muamele etmezler ve rüşvet almaya meyyal olurlar. Memleket ve millet bundan zarar görür. Bilmediğini, bilenden sor. Sana sadık olanları hoş tut. Askerlerine bol ihsanda bulun, zira ihsan, insanın duşağıdır” demiştir.


Dr. Tahsin Ünal, Osmanlılarda Fazilet Mücâdelesi, Sebil Yayınevi, s.23-25

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir