İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

EMPERYALİZMİN İSLÂM DÜŞMANLIĞI

Dikkatlerin “atom bombasına”, “nötron bombasına” çekildiği günümüzde, gerçekte “hedef ülkeleri” harap eden başka güçlerdir. Emperyalizme ait “istihbarat örgütleri”, “yabancı ajanlar ve yerli işbirlikçileri”, “propagandistler” “sabotörler” ve “ajan okulları”, hedef ülkelerin içtimaî, harsî, iktisadî ve siyasî hayatını, allak bullak etmektedirler. Bilhassa, Asyalı, Afrikalı, Orta-Doğulu ve güney Amerikalı fukara ülkelerde yürütülen “soğuk savaş” milyarlarca insanın ıstırabına yol açmaktadır. “hümanizm” ve “insan hakları” çığlıklarına rağmen, kimse kimseye acımamaktadır. Üzülerek belirtelim ki, emperyalizmin, son üç asırdan beri, bu kahpece tertiplerini, daha çok Türk ve İslâm dünyası üzerinde yoğunlaştırmış bulunmaktadır. Sırf bu sebeptendir ki, güçlü bir tarihe, zengin bir kültüre, köklü bir medeniyete ve çok hayatî imkânlara sahip bulunan Türk ve İslâm dünyası, bir türlü kendini toparlayamamaktadır. Aksine, kendi öz yurdunda, zengin bir potansiyele rağmen, aç ve sefil yaşamakta, anarşi ve terör ile boğuşmakta, ihtilâl ve savaşlarla kendini tüketmektedir. Kara ve kızıl emperyalizmin maksadı, Türk ve İslâm dünyasını en azından bugünkü statüsü içinde tutmaktır.

   Emperyalizmin Türk ve İslâm dünyasında en önemli hedeflerinden biri, geniş halk kitlelerini be bilhassa yarınlarımızı temsil edecek gençliğimizi kendi kontrolüne alabilmektir. Bunun için akla hayale gelmek oyunlar tezgâhlanmaktadır, milyarlar harcanmaktadır.

   Emperyalizm, bizim dünyamızda, her şeyden önce, yüce dinimiz İslâmiyet’i tahrib etmek istemektedir. Çünkü, o, çok iyi bilmektedir ki, İslâmiyet yok edilmedikçe, İslâm dünyasındaki hedeflerine ulaşamayacaktır. Onun için, dışarıdan “doğrudan doğruya”, içeriden “dolaylı yollarla” çetin, sürekli ve insafsız bir “İslâm düşmanlığı” politikası yürütülmek istenmektedir. Emperyalizm, çengeline taktığı kişi ve çevrelere, sürekli olarak “İslâm’la mücadeleyi” telkin etmekte, en küçük bir İslâmî gelişme ve kıpırdanma karşısında çığlık basmasını istemektedir. Böylece, kamuoyu, İslâm aleyhine hazırlanacak, Müslüman, “öz yurtlarında garip ve öz vatanlarında parya hayatı” yaşamaya zorlanacaklardır.

   Şu anda Bulgaristan’da, Rusya’da, Çin’de, Yunanistan’da ve daha nice yerlerde, Müslümanlar üzerine kurulan baskılar tesadüfî değildir. Hedef, İslâmiyet’i yok etmektir. Esefle belirtelim ki, aynı oyunlar, bizzat İslâm ülkelerinde ve fakat çok kurnazca yürütülmektedir. Bazı basın ve yayın organlarını çok dikkatle inceleyin, bizzat bizim ülkemizde ortaya konan bazı gazete, dergi ve kitap koleksiyonlarına bakın, bazı yazar ve çizerlerin tek ses ve tek hedef halinde İslâmiyet’i tahribe yöneldiklerini göreceksiniz. Çeşitli “maskeler” takınarak ve çeşitli “tabulara” sığınarak, riyakârca ve kahpece, dinimiz, Kitabımız, Sevgili Peygamberimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem- ve mukaddes değerlerimiz, açıkça hedef alınarak tahrip edilmek istenmektedir.


Seyyid Ahmed Arvasî, Fikir Sefaletine Örnekler, Burak Yayınevi, 1999, s.5-6

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir