İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

GÜNÜMÜZÜN VASİLİAS’LARI

Geçtiğimiz günlerde “Bizanslı Zorba” isimli bir filim seyrettim. Bizans’ın en karışık zamanlarında, başına belâ kesilen, milletine zulmeden, sevgilisine göz koyduğu nâmlı yüzbaşısının başını kestirip tepside huzuruna getirten, bunu gören kızın delirmesine sebep olan, sefih, şehvetperest, ayyaş, gaddar ve zâlim Vasilias, bize günümüzden çok şeyleri hatırlattı. Bu zâlim ve zorbaya haddini bildirmeğe gelen iki Türk’ü kalleşçe zindana attırıp, emrindeki paralı glâdyatörlere kırbaçlatırken genç savaşcının bir cümlesi var ki, âdeta rûhumuzun tercümanı oldu. Kırbaç izlerinin mosmor şeritler hâlinde çizildiği bir sırada genç savaşçı şöyle diyor:

   – Sayıyorum Vasilias! Bunun intikamı acı olacak…

   Zulmün maddî ve mânevî kırbacı, İslâm devletlerinin ve Müslüman-Türk Milleti’nin ruhunda şaklıyor. Ruh mimârîmiz, fikir, düşünce ve imân dünyamız günümüzün Vasilias’ları tarafından zorbaca tahrip ve imha edilmek isteniyor. En az elli yıldan beri, Türkiye’nin hakikî mânâda bir kalkınma ve yükselişe kavuşturulamaması, bir medeniyet hamlesine eremeyişi ve her geçen gün kötüye giden şartların Vasilias’lar eliyle daha da bozulması karşısında, bir hakikat, bütün açıklığıyla ortaya çıkmaktadır. O da şudur: Bugün rûh iklimimizde zâlim Vasilias’lar ve onların paralı glâdyatörlerinin bu şaklayan kırbaçları, bizi ebedî mahkûm etmek, bizi yıkmak, çökertmek, bizi Batı’nın (ister Kapitalist, isterse Sosyalist yaftalı olsun) uşaklarına ezdirmek isteyen, bizim kalkınmamızdan huzurları kaçan, bizim yükselişimizi kendilerinin çöküşüne yol açacak bir hamle kabul edip, bizi iflâh etmeyen dış ve onların içimizdeki satılık ajanlarının zulüm kırbaçlarıdır. Anayasa, partiler, siyâsî manzara, beyânat fırtınası, seçim ümidleri ve oyunları, hükûmetler resmî geçidi hepsi bir mânâda teferruat hükmündedir.

   Siyâsî akışın gürültülerine kendimizi kaptırmadan, sâlim bir dikkatle cemiyetin nereden gelip, nereye doğru gittiğine bakarsak, günümüzün zâlim Vasilias’larının üstümüze dikilmiş düşmanca nazarlarını hemen farkedebiliriz. Vasilias’ların paralı glâdyatörleri üstümüze ağ atıp, bizi esir etmiş görünüyorlar. Bu ağ içinde suratımızda şaklayan zulüm kırbaçları Vasilias’lara şeref getirmiyor. Ağlar durduğu yerde çürüyor. Bağlar çözülüyor. Vasilias’lar kendileri için korkunç neticeyi hissetmişe benzerler. Zaman, (Allah’ın kudret ve takdiri ile) İslâm’ın lehine işliyor. Vasilias’lar panikte. Zulüm kırbaçlarını biraz daha, biraz daha kinle, hırsla, düşmanca, merhametsizce vuruyorlar. Genç savaşcıların dudakları kıpırdıyor. Zafer duaları içindeyiz. Ve fısıltı hâlinde:  

– Sayıyoruz Vasilias’lar… Bunun intikamı acı olacak!… diyoruz.


Mustafa Yazgan, Günümüzün Vasilias’ları (Temmuz 1976), Sebil, 29, s.7

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir