İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

zâviye sohbetleri

ÇEVREMİZE MÜDARA İDELÜM

Allah’ı tanımayan, kazancını şaraba veren ve fuhş eden kimselere, devlet umurunda vazife verme, verirsen, yüzü kara olarak ahirete gelesin. Zira bu tip insanlar Allah’ın gazabına müstehak olduklarından, işlerinde hayır ve başarı olmaz. Bunlar halka hüsn-ü muamele etmezler ve rüşvet almaya meyyal olurlar

SOHBET, ARKADAŞLIK VE ŞARTLARI

Evet, bütün bu huyların bir kimsede toplanması gayet az mümkün olur. Fakat ne için arkadaşlık ettiğini bilmelidir. Maksadı üns [iyi geçinmek] ise, iyi ahlâklı birisini aramalı; maksadı dünya ise, cömert ve ikram edeni aramalı; maksadı din ise, ilim ve takvâ sahibini aramalıdır. Her birinin de şartları başka başkadır.

İNSAN ve LİSÂN

İspat mı istiyorsunuz? Önünüzde “güç” diye bir kelime söylendiğinde iddiaya girerim bir çoğumuzda öncelikle büyük güçler, askerî güç gibi anlamlar akla gelecektir. Ahlâken güçlü olmak daha sonra hatıra gelir. Güç sahibi kişi olarak da Sezar akla gelir. Mutlu olmaktan bahsedilince insanların aklına hemen servet, hâkimiyet, alkış gelir. Siz de benimde yaptığım gibi on beş tane hayatın anlamını teşkil eden kelime belirleyin...

ALLAHÜ TEÂLÂ’YA MUHALEFET EDENLERE KIZMANIN DERECELERİ

Zulmetmek, yalan yere şâhidlik etmek, taraf tutarak hüküm vermek, Müslümanları hicivli şiirlerle, alaylı yazılarla kötülemek, gıybet etmek, Müslümanları birbirine düşürmek gibi günahlardır. Bunları yapanlardan kaçmak, uzak durmak, onlara sert davranmak gayet makbul bir iştir. Onlarla sevişmek ise gayet çirkin ve kerih bir iştir. Açık fetvalara göre haram değildir.

YAŞLILAR NEDEN DIŞARIDALAR GENÇLER NASIL OLUP DA İÇERİDELER?

Kitap okuma alışkanlığı olmayan, bir enstrümanı çalamayan, herhangi bir sanat dalına ilgi duymayan, hobisi olmayan, vakit geçirmekten anladığı tek şey kendisi gibi olanlarla sohbet etmek, dedikodu yapmak, mağazaların vitrinlerine, tuhaf bulduğu insanların yüzlerine bakmak, şunu bunu çekiştirmek, bir şeylerden dert yanmak olan insanları evde tutamazsınız. Onlar kahvehanelere doluşurlar...

MADE IN BATI -2-

"Bu, dünya çapındaki belgesel insanlık araştırmasında; insanoğlunun insanoğluna reva gördüğü muamelenin, uyguladığı vahşetin akıl almaz çapını, çeşitlerini ve adresini bulacaksınız." Tarih ve Düşünce mecmuasının 2004 yılı, haziran sayısında kapak dosyası olarak hazırlanan "Bir insanlık araştırması! Terör, İşkence, Soykırım: MADEN IN BATI" çalışmasını 8 bölümde www.zaviyesohbetleri.com hususî web sitemizde yayınlayacağız...

BİR HAHAM’IN İTİRAFI!..

Belçika’nın Anvers şehrinde Musevî dîn adamı haham Shmiel Mordche Borreman; Mossad’ın ölüm tehditlerine rağmen bir dîn adamı ciddiyeti ile savaştan önce görüşlerini şöyle açıklamıştır: “İsrail’in işlediği katliamlar Tevrat’la bağdaşmıyor, Siyonizmin de Alman nazizminden farkı bulunmuyor…"

KADER PERSPEKTİFİNDEN İSLÂM ÂLEMİ’NİN GELECEĞİ

Bir devleti büyük yapan mezkûr üç unsurun üçü de sevk-i kader ile ânbeân geri gelmekteyken buna bir de hâricî şartları ekleyerek düşünürseniz, Türkiye’nin yakın bir gelecekte, Osmanlı’nın en büyük olduğu zamandan daha büyük olacağı gerçeği ortaya çıkar. Bu günümüz şartlarında tek bir bayrak altında gerçekleşmeyebilir. Fakat unutmamak gerektir ki, İslâm Âlemi’nin bugünkü perişanlığının asıl sebebi başsızlıktır.

TOPLUMUN DAĞILMASININ VE BELDELERİN HARAB OLMASININ SEBEBİ

Bir toplumun yaşayış ve hayatları arabaya benzer. Bir arabada birkaç meslekler vardır. Arabanın içinde de pek çok aletler ve edavat vardır. Çok ender şahıslar, sürdüğü arabasının her türlü arızasını ve o arızayı gidermesini bilir. Hal böyle olunca araba sahibi, her bir arızada o arızayı giderecek işinin erbabına müracaat eder. Hayat-ı ictimâiyede de ferdlerin ilk vazifeleri, kendi gücünü harcayıp mutlak bir surette bir meslek tutmalarıdır.

“VUHUŞ VE TUYUR”A ADANAN İSTANBUL VAKIFLARI

Türklerin ferdi ve içtimai hayatlarında hiçbir düşünce ve davranış kalıbı yoktur ki müessir olarak arkasında bir ayet, bir hadis ya da “kelam-ı kibar” denilen veli, alim sözü bulunmasın. Tabiatımızı, şahsiyetimizi büyük ölçüde bu ana kaynaklar mayalamıştır. Türk İslam tarihi, arka plan okumaları yapılarak yeniden değerlendirildiğinde tarihi ve medeni kimliğimizin alameti farikaları olan kurumlar, refleksler, tarzlar, yönelişler, düşünce mekaniği; hasılı Türkün kendiyle; eşya ile ve tabiatla kurduğu ilişkiler bütünü farkında ya da bilincinde olunsun olunmasın yukarıda zikrettiğim üç temel kaynakla doğrudan ilişkilidir.