İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Siyer-i Nebî okumanın ehemmiyeti

Bizler birer beşer olarak, hayâtın türlü iptilâ, musîbet ve sürprizleri karşısında, kendimizi fitnelerden koruyabilmek için şükür, tevekkül, kadere rızâ, belâlara sabır, azîmet, şecaat, fedâkârlık, kanaat, gönül zenginliği, diğergâmlık, cömertlik, tevâzû gibi yüksek ahlâkî vasıflara sâhip olabilmenin yanı sıra, hâdiselerin med-cezirleri ve fırtınaları karşısında muvâzeneyi kaybetmemek mecbûriyetindeyiz. Cenâb-ı Hakk’ın bütün bu hususlarda mükemmel bir numûne olmak üzere beşeriyete armağan ettiği en büyük mürşid-i kâmil; zarîf, nezîh ve örnek hayâtı ile Hazret-i Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’dir.

   Cenâb-ı Hak, Hazret-i Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem-‘i insan topluluğu içinde acziyet bakımından en altta bulunan “yetim çocukluk”tan başlatarak, hayâtın bütün kademelerinden geçirip kudret ve salâhiyet bakımından en üst noktaya, yâni peygamberlik ve devlet reisliğine kadar yükseltmiştir. Efendimiz’in ömrü boyunca yaşadığı devreler, insan hayâtındaki her türlü med-cezir tecellîleri için pek çok ideal davranış örnekleri sergiler. Bu sebeble O’nun hayâtı -hangi kademe ve vazîyette bulunurlarsa bulunsunlar- bütün insanlara kendi iktidar ve istîdâtları nisbetinde taklîd edebilecekleri fiilî, müşahhas ve mükemmel bir örnek teşkîl etmiştir. Yâni İslâm, her seviyedeki insanın rahatlıkla anlayabilmesi içini Allâh Rasûlü’nün mübârek hayâtında tatbîk sahasına konmuştur.

   Cenâb-ı Hakk’ın bu nihâyetsiz keremine mukâbil bizlere düşen vazîfe, rûhâniyet dolu bir gönülle, Âlemlerin Fahr-i Ebedîsi’nin mübârek ve nezîh hayâtını, yâni Siret-i Nebî’yi en güzel şekilde öğrenmeye gayret etmektir.

   Şunuda ifâde etmeliyiz ki, Hazret-i Peyganber -sallâllahu aleyhi ve sellem-‘in bizlere yegâne rehber ve örnek olduğunu bilmek kadar, O’nu örnek alıştaki ölçümüzün nasıl olması gerektiğini bilmek de son derece mühim ve zarûrîdir.

   Diğer taraftan Sîret-i Nebevî, Kur’ân-ı Kerîm’i anlayıp maksatlarını kavrama ve onun rûhuna âşinâlık kesbetme noktasından da büyük bir ehemmiyeti hâizdir. Zîrâ âyet-i kerîmelerde:

   “Rûh-i Emîn (Cebrâîl), o (Kur’ân’ı) uyaranlardan olman için apaçık bir Arap diliyle Sen’in kalbine indirmiştir.” (eş-Şuarâ, 193-195) buyrulmuş ve Kur’ân-ı Kerîm, -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in yirmi üç senelik nebevî hayâtı ile fiilen mükemmel bir şekilde tefsîr edilmiştir. Nitekim Hazret-i Âişe vâlidemiz de; “O’nun ahlâkı Kur’ân idi.” buyurmuştur.(Müslim, Müsâfirîn, 139) Bu sebeple bir müslümanın Peygamber Efendimiz’in hadîs-i şerîflerini ve hayâtını güzel bir şekilde öğrenmeden Kur’ân-ı Kerîm’i lâyıkıyla anlayabilmesi mümkün değildir.1

   Ayrıca bir müslümanın İslâm kültürüne doğru bir şekilde vâkıf olabilmesi de, Fahr-i Kâinât -sallallâhu aleyhi ve sellem-‘in yirmi üç senelik nebevî hayâtından ilham alarak yaşayıp bunun netîcesinde duygu derinliğine ve kalbî kemâle ermesine bağlıdır. Gönül âlemi, Allâh Rasûlü’nden gelen feyizle, yâni müsbet enerji ile dolmak sûretiyle kemâle erer. Zîrâ İslâm prensip ve hükümlerinin en ince teferruâtına kadar sergilendiği yegâne canlı tablo, Varlık Nûru -sallallâhualeyhi ve sellem- Efendimiz’in nezîh hayâtıdır.

   İnsanları, İslâm’ın huzur ve saâdet dolu hayât nizâmına dâvet eden teblîğci ve muallimlerin de, zihin ve kalb âhengi içinde tahsîl edilecek bir siyer ilminden müstağnî kalmaları aslâ düşünülemez. Zîrâ Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi vesellem- Efendimiz; öğretim ve teblîğ bakımından da en müşahhas ve mükemmel bir örmektir.

   Hâsılı, dürüst ve emîn olmak isteyen bir genç, Allâh’a dâveti kendisine yol olarak seçip ,hikmet ve güzel öğütle teblîğde bulunan bir mübelliğ, devletini adâlet ve fazîletle idâre etmek isteyen bir devlet başkanı, güzel muâmelede örnek bir âile reisi, çocuklarına ve hanımına karşı şefkat ve merhameti elden bırakmayan bir baba, sevk ve idâreyi iyi bilen kâbiliyetli bir kumandan, kısaca yaşı,kademesi ve seviyesi ne olursa olsun, her müslüman için en güzel ve şaşmaz zirve ölçüler, Siyer-i Nebî’de sergilenmektedir.2 Bu sebeple, İslâm’ı bütün yönleriyle anlayıp tatbîk edebilmek için, Rasûlullâh -sallallâhu aleyhive sellem-‘in hayâtını güzel bir şekilde öğrenmek zarûrîdir.

   Şüphesiz ki, Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem-‘in sîretini lâyıkıyla öğrenmek, öğretmek ve yaşamak, insanlığa mükemmel ve ideal bir hayât numûnesi bahşedecektir.


Osman Nuri Topbaş, Hazret-iMuhammed Mustafâ -sallâllâhu aleyhi ve sellem- c.1 MEKKE DEVRİ, s. 18-22
[1] Sözle ifâde edilen hakîkatler, fiilî misâllerle takviye edilmezse tatbîkatta hatâya düşmekten kurtulunamaz. Zîrâ mücerred şeyleri herkes kendi tecrübelerine ve idrâk seviyesine göre kavrar. Müşahhas örnekler, o mücerred hakîkatin tatbîkatta alması lâzım gelen şekli münâkaşasız bir şekilde ortaya koyar. Bu sebepledir ki, insanlığa hak ve hayır telkîn etmek maksadıyla vaz edilmiş bulunan bütün görüşler, fiilî ve müşahhas kıstaslara sâhip olmadıkları için, bunların tatbîkinde pek çok farklılıklar husûle gelmiştir. İslâm düşüncesi bu yönden diğer hiçbir düşünceyle mukâyese edilemeyecek bir zenginlik ve mükemmelliğe sâhiptir. Bunu sağlayan da, Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-'in bütün mücerred hakîkatleri, hayât ve davranışlarıyla müşahhaslaştırması ve bunların, sahâbîler tarafından bütünüyle ilk elden tesbît edilip bizlere ulaştırılmasıdır.
[2] Bu gerçeği, batılı bir mütefekkir, şu sözleriyle itirâf etmek mecbûriyetinde kalmıştır: "Hiç kimse Hazret-i Muhammed'in -sallâllâhu aleyhi ve sellem- prensiplerinden daha ileri bir adım atamaz. Avrupa'ya nasîb olan büyük başarılara rağmen Avrupalıların koymuş olduğu bütün kanun ve nizamlar, İslâm kültürüne göre eksiktir. Biz Avrupa milletleri, medenî imkânlarımıza rağmen Hazret-i Muhammed'in -sallâllâhu aleyhi ve sellem- son basamağına varmış olduğu merdivenin daha ilk basamağındayız. Şüphe yok ki, hiç kimse bu yarışta O'nu -sallâllahu aleyhi ve sellem- geçemeyecektir. Ve bu kitap (Kur'ân) da son derece pratik olduğundan ebediyyen tesirini kaybetmeyecek ve diğer milletleri etrâfında toplayacaktır." (Johann Wolfgang von Goethe)

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir