İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yazı etiketleri “adabımuaşeret”

ESKİ DEVRİN İNSANI

Muhakkak olan şu idi ki, insan denen mahlûk, bilsin bilmesin, bir mânevî emânetin sâhibi bulunuyordu. Bu gerçeği idrâk ise, kendinde ve bütün yaradılmışlarda Yaradan’ı görmesiyle mümkündü. İşte, vahdete ermek demek, bu birleyici anlayışa vâsıl olmak demekti. Ancak, hâmil olduğu o ilâhî emânet, bu şuura vâsıl olduktan sonra meydana çıkıyordu.

TÜRKLER ve GÖRGÜ

Türk ve Osmanlı-Türk medeniyetleri saygı hem de merhamet temellidir. Yaşça büyüğe, rütbeliye, bürokrata, devlet adamlarına, gâzilere, şehidlere, yatırlara, şairlere, ediplere, sanatkârlara ve de komşulara karşı kesintisiz saygı beslendiği görülür.