İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yazı etiketleri “Anekdot”

SAHTE BİR FEMİNİZM

İslâm’da, ailenin temelini teşkil eden karı ve kocanın birbirlerine sevgi ve saygı bağı güçlü olmalıdır. Esasen, yüce Allah, kadın ve erkek arasına bir “gönül bağı” ve “bir diğerine ısınma” temayülü koymuş bulunmaktadır. İslâm’da “kadın” ve “erkek”, birbirine düşman olan, yahut birbiriyle didişen ve yarışan zıtlar halinde değildir. Aksine, onlar birbirlerini tamamlayan ve birbirine muhtaç iki cins halindedirler.

ŞARKİYATÇILIĞIN SEBEPLERİ

Batılıların Doğu medeniyetlerini özellikle İslam'ı ve İslam medeniyetini araştırmaya başlamaları çok eskilere dayanıyor. Şarkiyatçılığın bir çok sebepleri vardır. Bunları, Prof. Dr. Mustafa Es-Sıbai "Müsteşrikler ve Hedefleri" kitabında şöyle sıralıyor...

GAZAVÂT-NÂMELER

Türk edebiyatında gaza-name, fetih-name veya zafer-name adını taşıyan edebî metinler, kroniklerle birlikte, Osmanlı tarihinin bazı kere eksik bıraktığı noktaları tamamlıyan önemli belgelerdir. Tarihin akışını değiştiren, yahut yerli ve yabancı bir çok sülâlenin kaderini çizen seferlerden çoğu, bu eserlerde bütün ayrıntılariyle görülür.

ASR-I SAÂDETİN İZİNDE

İslâm’ı, sâir Dünya görüşlerinden üstün kılan hususlardan birinin de O’nun her iyi, doğru ve güzel için bir vâhid-i kıyâsîye mâlik bulunmasıdır. Bu vâhid-i kıyâsîleri en başta Peygamber -aleyhissalâtu vesselâm-’ın davranışları sonra da ashâb-ı kiram ile İslâm büyüklerinin hareketleri teşkil eder.

FETHE DOĞRU BİZANS

Onlara göre bu bir kötülüğün olacağına delâlet ediyordu. Bundan başka aynı alay birdenbire müthiş bir yağmur ve doluya tutuldu. Her tarafı sular bastı; yürüme imkânı kalmadığı gibi yerinde durmak dahi zorlaştı.

RUHUN SERENCÂMI

Ruh, ezelde kendisinden kopup geldiği, mutlak varlığa müştaktır. Fizik kanunlarına benzer bir tahassürle, beden kafesini kırıp geldiği ve müştak olduğu yere dönmek ister. Bunu sağlayıncaya kadar, bir nevî hapis hayatı ve onun getirdiği sıkıntılar içinde yaşar.

MÜNEVVERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Müellifin kaleminden çıkan eserlerin her biri bir başka ilhâmın mahsûlü, bir başka tesâdüfün netîcesi midir? Bu takdirde onları ancak tek tek ele alıp, ayrı ayrı değerlendirmek gerekir. Yoksa bunun aksine, sanatkâr bütün eserlerini aynı ilhâm kaynağından beslenerek ve hep aynı şuur içinde mi vücûda getirmiştir?

TÜRK TARİHİNE BAKMAK

Türk tarihini aydınlatırken modern tarihçi mağlubun anlatımından olayı öğrenmek durumunda kalmaktadır. Bu da tabii olarak hakikati ortaya çıkarmak meselesinde tenkit ve kaynak tahlili meselesine daha fazla dikkat etmeyi ve olay-olgu meselesine dengeli bakmayı gerekli kılmaktadır.

GAZÂ MI, EMPERYALİZM Mİ?

Bu hareket karşısında Osmanlılar, hem nefis müdafaası yapmak, hem de yeni hedeflere ulaşmak için taarruza geçmişlerdir. Şayet Osmanlılar bir yerde dursalardı Haçlılar durmayacaklardı. Bu bakımdan Osmanlılar taarruza mecburlardı.

ORTA ASYA MI, TÜRKİSTAN MI?

Sovyetler Birliği döneminde Türkistan Türkleri’nin dönüştürülme ve her boydan millet oluşturma politikalarının bir ürünü olarak Türkistan yerine Orta Asya tabirinin empoze edilmesi hususunda Baymirza Hayit’in şu tespitleri en güzel cevaptır...