İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yazı etiketleri “Gürbüz Azak”

BU GÜZEL SÖZLER NASIL EDİLİR?

Olacak iş değildi… Ama inat ettim. Henüz ortaokul öğrencisiyken köy köy dolaşıp yaşlı kadınlarla konuştum. Ne yapmış, ne etmiştim diye karıştırırken kırk yıl önceki notlar elime geçti. Şaştım… Meğer, akıl almaz cümleler yakalamışım. Tadına doyulmaz cümleler. Bugün, o güzellik âbidesi sözleri size aktarmak istiyorum.

BİR GELİN KİRAZ YIKARKEN

Gün olur biz de göçeriz. Bizim ardımızdan da ağlayanlar bulunur. Ne gün sayarım artık, ne otobüs saatlerini düşünürüm. Ötelere usulcacık yürürüm. Adı Gürbüz’dü, yazı yazardı diyenler çıkar. Hem ekeriz kendimizi hem kendimiz biçeriz, ötesi yok. Gün olur biz de göçeriz. Ama öyle baş köşede değil. Ben, helva yiyen bir yetime bakarken ölmeliyim. Veya bir fidan dikilirken. Vakit akşam olmalı ya da az evvel önüm sıra sevdiklerim geçmeli. Sonra seni sevdim diyemediklerim… Bir gelin, kiraz yıkarken ölmeliyim.

TÜRKLER ve GÖRGÜ

Türk ve Osmanlı-Türk medeniyetleri saygı hem de merhamet temellidir. Yaşça büyüğe, rütbeliye, bürokrata, devlet adamlarına, gâzilere, şehidlere, yatırlara, şairlere, ediplere, sanatkârlara ve de komşulara karşı kesintisiz saygı beslendiği görülür.