İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yazı etiketleri “İslâm”

SOHBET, ARKADAŞLIK VE ŞARTLARI

Evet, bütün bu huyların bir kimsede toplanması gayet az mümkün olur. Fakat ne için arkadaşlık ettiğini bilmelidir. Maksadı üns [iyi geçinmek] ise, iyi ahlâklı birisini aramalı; maksadı dünya ise, cömert ve ikram edeni aramalı; maksadı din ise, ilim ve takvâ sahibini aramalıdır. Her birinin de şartları başka başkadır.

ALLAHÜ TEÂLÂ’YA MUHALEFET EDENLERE KIZMANIN DERECELERİ

Zulmetmek, yalan yere şâhidlik etmek, taraf tutarak hüküm vermek, Müslümanları hicivli şiirlerle, alaylı yazılarla kötülemek, gıybet etmek, Müslümanları birbirine düşürmek gibi günahlardır. Bunları yapanlardan kaçmak, uzak durmak, onlara sert davranmak gayet makbul bir iştir. Onlarla sevişmek ise gayet çirkin ve kerih bir iştir. Açık fetvalara göre haram değildir.

TAVSİYELER

Çocuklara karşı iyilik yaparak davran. İşine karşı güzel ahlâkla davran. Ev halkına karşı sevgiyle davran. Namaza ise huzurla muamele et. Oruca günahlardan uzaklaşarak, hacdaki uygulamalara Allah’ı zikrederek ve yücelterek muamele et. Zekâta karşı onu hemen ödeyerek muamele et. Tevhide ihlasla, ilâhî isimlere, her ilâhî ismin ortaya çıkardığı ahlâka göre davran.

BÜYÜK DAVETÇİ NİMETULLAH HALİL İBRAHİM YURT HOCAEFENDİ (2)

Hikâyemiz 1979 senesinde Türklerle beraber Berlin’de gerçekleşmiştir. Nimetullah Hocaefendi camilerden birinde bir kaç saat Türklerle konuştuktan sonra onlara şunu sordu: “Diğerleri nerede?" Onlar Hoca’ya niçin bunu sorduğunu, kendisini saatlerdir dinlediklerini söylediler. Hoca onlara: “Diğerleri nerede? Onları görmek istiyorum” dedi ve onlar da diğer Türklerin barlarda olduklarını belirtti. Nimetullah Hocaefendi dedi ki “Onları ziyaret edeceğim..."

FÂTİH VE TASAVVUF

Kütleler, çok zaman küçük insanların elinde kalmak bedbahtlığına uğrar. Dünyânın bozuk düzen, hasta mecalsiz düştüğü devirler, işte bu kifâyetsiz idârecilerin elinde karanlıklara gömülüp önlerini artlarını göremedikleri zamanlardır. Dünyâ târihine bir göz atarsak, beşeriyet ne bulmuşsa, tasavvuf şuûruna doğru yol aldığı zamanlarda bulmuştur.

EMPERYALİZMİN İSLÂM DÜŞMANLIĞI

Dikkatlerin “atom bombasına”, “nötron bombasına” çekildiği günümüzde, gerçekte “hedef ülkeleri” harap eden başka güçlerdir. Emperyalizme ait “istihbarat örgütleri”, “yabancı ajanlar ve yerli işbirlikçileri”, “propagandistler” “sabotörler” ve “ajan okulları”, hedef ülkelerin içtimaî, harsî, iktisadî ve siyasî hayatını, allak bullak etmektedirler. Bilhassa, Asyalı, Afrikalı, Orta-Doğulu ve güney Amerikalı fukara ülkelerde yürütülen “soğuk savaş” milyarlarca insanın ıstırabına yol açmaktadır.

İSLÂM MEDENİYETİNE KUŞ BAKIŞI BİR NAZAR

İslâm medeniyeti diye, milâdın yedinci asrından tâ on altıncı asrın ortalarına kadar, cehâlet ve zulüm karanlığı içinde bunalan bir Dünyâ’yı nûru ile aydınlatmış olan mûcizeye denir. Bu mûcizenin nûru sönmüş değil; hâlâ devâm etmekde, ve, Dünyâlar durdukça, devâm edecekdir. Bizde Tanzîmat’dan beri peydâ olup bilhassa son yıllarda ne dediğini ve ne yaptığını bilmez bir hâle gelen bir avuç türedinin câhilâne inkâr ve bühtanlarına rağmen, bu Nûr diyorum, hâlâ devâm etmektedir

JAPONYA’DA CEMAATLE BAYRAM NAMAZI KILAN MÜSLÜMANLAR

Japonya’da cemaatle bayram namazı kılan Müslümanlar Japonya’nın bugünkü payitahtı olan Tokyo şehri ile eski payitahtı olan Kyoto ve büyük bir limanı bulunan Kobe şehirlerinde Müslümanlar içtimâ ederek bu sene cemaatle bayram namazları kılmış olduklarını, Japon gazeteleri tarafından cemaat-i İslâmiyenin bayramları hararetle tebrik ve tes’id edilmiş olduğunu Mançurya’da Harbin şehrinde intişar eden Irak-ı Şark gazetesi yazıyor.

40 HADÎS -Zevken İdrâk-

Hadîsin birinci kısmından anlaşılıyor ki, dilinden ve elinden emin olunan Müslüman, kendi ülkesinde de olsa muhâcirdir; zîra Allah Celle Celâlühû’nun yasaklarından berîdir. Yâni, berî olmalıdır ki, muhâcirlik makamını henüz fiilî mânâda yaşamadan önce muhâcirlik sevabına nâil olsun.

SADAKA VERMENİN FAZİLETİ

Peygamber Efendimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem- buyurdu ki: “Bir hurma bile olsa sadaka veriniz. Çünkü fakiri canlandırır ve suyun ateşi söndürüp yok ettiği gibi günahları yok eder” Ve yine buyurdu: “Bir hurmanın yarısıyle bile olsa Cehennem ateşinden korunun, onu da bulamazsanız tatlı dilli olunuz”