İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yazı etiketleri “Lisân”

İNSAN ve LİSÂN

İspat mı istiyorsunuz? Önünüzde “güç” diye bir kelime söylendiğinde iddiaya girerim bir çoğumuzda öncelikle büyük güçler, askerî güç gibi anlamlar akla gelecektir. Ahlâken güçlü olmak daha sonra hatıra gelir. Güç sahibi kişi olarak da Sezar akla gelir. Mutlu olmaktan bahsedilince insanların aklına hemen servet, hâkimiyet, alkış gelir. Siz de benimde yaptığım gibi on beş tane hayatın anlamını teşkil eden kelime belirleyin...

HARF İNKILÂBI HAKKINDA

Öyleyse onları sadece geniş sınırlardan, kuvvetli ordulardan ve gelirlerden mahrum etmek yetmezdi. Aralarında irtibatı temin eden harfler, kelimeler ve müşterek kültürden de mahrum etmek ve mazileriyle olan bağlarını koparmak gerekecekti. Hatta bunu o milletlerin aralarından çıkardıkları kimselere de yaptırabilirlerdi...

İSLÂM YAZISI MI, ARAB YAZISI MI?

Birlikte oraya gittiğimiz bu yabancı profesör Türkologlar bu fihristin sahifelerini açtılar. Sonra birbirlerinin yüzlerine baktılar. Prof. Rosso kulağıma eğilerek: “-İbrahim Bey!..” dedi. “Siz harf inkılâbı yaptınız, Lâtin harflerini kabul ettiniz. Eski yazınızla yazılmış fihrist defterleri varsa onları istesek, bir suç işlemiş olmayalım!..”

EDEBİYATA MERSİYE

Türk edebiyatı büyük ve acı bir “inhitat” devresi yaşıyor. Açıkçası Türk edebiyatı ölüm döşeğine uzanmış son nefesini vermek üzeredir. Biliyorum, benim bu fikrime itiraz edenler çok olacak. O inhitatı edebiyatın bir şekli olarak kabul edenler vardır. Fakat edebiyat bir memleket için, esaslı bir ilim ve fikir kaynağıdır. Edebiyatsız memleket, günden güne boşalır. Yani, bizim gibi olur.