İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yazı etiketleri “Münevver Ayaşlı”

OSMANLI’NIN SONU, HALİDE EDİB HANIM

Halide Edip, belki iyi bir yazardı ama, muhakkak ki fena bir teşkilâtçı ve fena bir idareci idi. Üç ay mektebine gittim, bir gün dahi ders görmedim. Fakat bu üç ay zarfında mevzuu tamamıyla Tevrat’tan alınma, müziği de Lübnanlı bir bestekâr, Vedia Sabra tarafından bir opera bestelendi. Vedia Sabra’yı da ayrıca çok iyi tanıyordum, zira kendisinden hususî piyano dersi alıyordum. Operanın ismi “Kenan Çoban­ları” biz bu operayı sahneye koyduk ve valiler, kumandanlar, polis müdürleri huzurunda oynadık.

MESTÛRE OLMAK

Lüsyen’in (Abdülhak Hâmid Bey’in hanımı) şartlarından biri de (eğer şart var idiyse!) çarşaf giymemek, yani mesture olmamak. Fakat Lüsyen sonraları, kendi isteği ile hiç olmaz ise kısa bir müddet için çarşafa giriyor. Bunun izahını yine Lüsyen’den dinleyelim...