İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yazı etiketleri “Mustafa Yazgan”

AÇLIK ve TOKLUK

Fakirlerin aç, zenginlerin tok olduğu bir toplumun psikolojik dengesi ne kadar bozuksa fakirlerin tok, zenginlerin aç olduğu (farzedilen) toplumlarda da aynı dengesizlik var olacaktır. O halde, “Açlık ve Tokluk” mini bir ideolojik istismar konusu, bir sınıf kavgası unsuru yapmak son derece basit ve cahilane bir tutumdur.

TARİHÎ MEFÂHİRİ YENİDEN YAŞAMAK

Bir milletin, tarihi ile övünmesi onun en tabiî sosyal – psikolojik hakkıdır. Ancak, bütün övgü unsurlarını sosyal hâfızanın derinliklerindeki hâtıralardan alan ve fakat o tarihin övgü unsurları ile tezad teşkil eden süfli bir toplum hayatına kendi kendini mahkûm eden milletlerin tarihleri ile övünmek hakkı olamaz. Zira, övündükleri tarih içinde, övgü unsurları, o milletin bugünkü süflî hayatı ile tezad teşkil ediyorsa, o millet bugünkü süflî hayatı tercih etmekle tarihine ihânet etmiştir.

MESAJ

Tarihimiz boyunca Müslümanların ve Türklerin azılı düşmanları, akla hayâle gelmeyen şeytanî hileler, tuzaklar, casusluklar ve hıyânetler yoluyla bizi zayıflatmağa, bizi çökertmeğe, güçsüz hâle koyup, bölünmüş, parçalanmış bir kitle hâlinde, bizi mağlûp ve perişan hâle getirmeğe çalışmışlardır. Bugün eksilmeyen hattâ hâlâ bizi dize getirememiş olmaktan dolayı gittikçe artan bir kin ve hırs ile aynı şeytanî hilelere, tuzaklara, açık ve gizli hıyanetlere başvurmakta devam ediyorlar.

GÜNÜMÜZÜN VASİLİAS’LARI

Zulmün maddî ve mânevî kırbacı, İslâm devletlerinin ve Müslüman-Türk Milleti'nin ruhunda şaklıyor. Ruh mimârîmiz, fikir, düşünce ve imân dünyamız günümüzün Vasilias'ları tarafından zorbaca tahrip ve imha edilmek isteniyor. En az elli yıldan beri, Türkiye'nin hakikî mânâda bir kalkınma ve yükselişe kavuşturulamaması, bir medeniyet hamlesine eremeyişi ve her geçen gün kötüye giden şartların Vasilias'lar eliyle daha da bozulması karşısında, bir hakikat, bütün açıklığıyla ortaya çıkmaktadır. O da şudur:

KULLUK!.. EN BÜYÜK ŞEREF

Bize "Pâdişâhçı" derler. Bizi ithâm etmek isterken, en büyük şerefe lâyık görürler. Bizi yok etmek isterken, ebediyetimize ferman çıkarırlar. Bizi zelîl edeceklerini zannederken, izzetin en yükseğine eriştirirler. Bizi hor ve hakîr görürken, kendileri hor ve hakîr olur. Bize zulmettiklerini vehmederken, kendi nefislerine zulmederler. Onlar, bir sabun köpüğünün kaypak zemininde bize kafa tutarken bizim "Arşullah" a doğru genişleyen gönlümüzün çapını unuturlar.

İSLÂM ve KÂİNAT

İslâm ülkelerini kasıp kavuran ve ilk paniği zayıf yüreklerde koparan fikirsizlik, tefekkür zaafı, taklit ve gayri ciddi, nizamsız bir hayat, bu ülkelerin entelektüel kadrosunda huzursuzluk doğurmaktadır. Bu ülkelerde, değil “Kâinat”ı kuşatan kitap, onun ilk hikmetli emri olan “OKU!” hitabı bile, lâyık olduğu ihtiram mevkiine bir türlü çıkarılamamaktadır. Böyle olduğu içindir ki, fikirsizlik, tefekkür zaafı, taklid ve gayri ciddi, nizamsız hayat telâkkisi azgın bir sel gibi toplumu girdaplarına çekmektedir.