İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yazı etiketleri “Osmanlı”

“VUHUŞ VE TUYUR”A ADANAN İSTANBUL VAKIFLARI

Türklerin ferdi ve içtimai hayatlarında hiçbir düşünce ve davranış kalıbı yoktur ki müessir olarak arkasında bir ayet, bir hadis ya da “kelam-ı kibar” denilen veli, alim sözü bulunmasın. Tabiatımızı, şahsiyetimizi büyük ölçüde bu ana kaynaklar mayalamıştır. Türk İslam tarihi, arka plan okumaları yapılarak yeniden değerlendirildiğinde tarihi ve medeni kimliğimizin alameti farikaları olan kurumlar, refleksler, tarzlar, yönelişler, düşünce mekaniği; hasılı Türkün kendiyle; eşya ile ve tabiatla kurduğu ilişkiler bütünü farkında ya da bilincinde olunsun olunmasın yukarıda zikrettiğim üç temel kaynakla doğrudan ilişkilidir.

SAHİPLERİ DE ÖYLEYDİ…

Bir gün dergâhta Efendi Hazretleri’nin huzurunda idim. Seyyid Fehim hazretlerinin oğlu Ma’sum Efendi ziyarete gelmişti. Otururken Osmanlı padişahlarından bahis açıldı. Ma’sum Efendi, ‘Abdülhamid Han Hakkın mağfiretine kavuştu’ dedi. Efendi Hazretleri ‘Hepsi o kadar mı?’ buyurdu. Ma’sum Efendi, ‘Bundan büyük hangi nimet olur?’ deyince, Efendi Hazretleri buyurdu ki: ‘Ondan büyük şu olur ki...

MAARİF VE NESİLLER

Memleketin şu müşkül şartları içinde yaşarken, zihnim hep gerilere, çocukluğuma giderek, seferberlik yıllarını âdetâ yeniden yaşayıp, bugünkü hâlimize şükrediyorum. Başımızın üstünde bir çatı ve etrafımızda dört duvar var. Balkan ve Birinci Cihan Harbleri’nin, aç, çıplak, hasta, yaralı muhâcir kafilelerini düşündükçe, bugüne şükretmemek imkânsız.

BÜYÜK SERDARLARIN İSTİNADGÂHLARI

Büyük Türk serdar ve hükümdarlarının dayandıkları mesnedi araştıracak olursak, gözümüze çarpacak gerçek, siyâsî ve idârî hayatlarına ışık tutan ve destek olan bir münevverler, âlimler, şâirler ve hakîmler sınıfının da aynı devlet çarkının dönmesine vâsıtalı vâsıtasız yardım etmiş olmaları keyfiyetidir.

VİRANELERDEKİ HAZİNELER

Osmanlı yıkıldıktan sonra enkazının hala bombalanıyor olması nedendir? Bu enkazda var olmaya çalışan, kendini arayan toplumların yıkıntılar arasında bulmasından korkulan bir şey mi vardır? Ya bu bombardımana iştirak eden yerlilere ne demeli?

İSTANBUL’DA BÜYÜK YANGINLAR

Âşinâyândan bir zât Berlin’de bulunduğu esnâda apartmanda harîk zuhur etmiş. İtfâiye gelmiş yangın çıkan odada ateşi söndürmüş. Sokakda marrîn ü âbirin (gelip geçenler) hiç bir şey yokmuş gibi gelip geçer imiş. O zât diyor ki “harîka bu kadar hürmetsizlik edileceğini tasavvur edemezdim.

TÜRKÜN MAYASI

Türklerin ferdi ve içtimai hayatlarında hiçbir düşünce ve davranış kalıbı yoktur ki müessir olarak arkasında bir ayet, bir hadis ya da “kelam-ı kibar” denilen veli, alim sözü bulunmasın.

BUNCA ZAHMET NEDENDİR?

Bu taraflara gelişten maksat yalnız kale fethetmek ve servet kazanmak değildir; buraları müslümanlara vatan yapmak; aynı zamanda Allah’ın rızasını ve cihat sevabını kazanmak içindir. Bundan ötürü çektiğimiz sıkıntılardan daha çoğunu da çekmek yine azdır...