İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yazı etiketleri “Refi Cevad Ulunay”

BEDESTEN VE HÂCEGÎLERİ

Kapalı Çarşı’nın merkezinde yerleşen bu millî âbideye “Cevahir Bedesteni”, “Gümüş Bedesteni” de derler. Millî hem de yüzde yüz millî bir âbide olduğuna şüphe yoktur. Zirâ hem zarf, hem mazruf bakımından Türk karakterinin çok sağlam bir teşekkülüdür. Sağlam diyorum, çünkü her şeye rağmen Bedesten yine bir dereceye kadar o mevcudiyetini muhafaza ediyor, etmeğe çalışıyor.

EDEBİYATA MERSİYE

Türk edebiyatı büyük ve acı bir “inhitat” devresi yaşıyor. Açıkçası Türk edebiyatı ölüm döşeğine uzanmış son nefesini vermek üzeredir. Biliyorum, benim bu fikrime itiraz edenler çok olacak. O inhitatı edebiyatın bir şekli olarak kabul edenler vardır. Fakat edebiyat bir memleket için, esaslı bir ilim ve fikir kaynağıdır. Edebiyatsız memleket, günden güne boşalır. Yani, bizim gibi olur.

İSTANBUL BİR ÇİÇEK BAHÇESİ İDİ

Orta halli âilelerde çiçek ve bahçe merakı biraz daha mütevazıdır. Meselâ bahçıvan tektir; büyük dairelerde olduğu gibi ekip hâlinde değildir. Buna mukabil ekseriya evin efendisi o derece toprakla oynamağı sever ki, bütün boş vaktini bahçede geçirir; bunlardan biri her gün daireye geç kalmamak için karanlıkta kalkar, kendini bahçeye atar ve giyinip kapıya gitme zamanı gelince âdeta bir maşukadan ayrılıyormuş gibi, elem duyardı.