İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yazı etiketleri “Sâmiha Ayverdi”

MAARİF VE NESİLLER

Memleketin şu müşkül şartları içinde yaşarken, zihnim hep gerilere, çocukluğuma giderek, seferberlik yıllarını âdetâ yeniden yaşayıp, bugünkü hâlimize şükrediyorum. Başımızın üstünde bir çatı ve etrafımızda dört duvar var. Balkan ve Birinci Cihan Harbleri’nin, aç, çıplak, hasta, yaralı muhâcir kafilelerini düşündükçe, bugüne şükretmemek imkânsız.

BÜYÜK SERDARLARIN İSTİNADGÂHLARI

Büyük Türk serdar ve hükümdarlarının dayandıkları mesnedi araştıracak olursak, gözümüze çarpacak gerçek, siyâsî ve idârî hayatlarına ışık tutan ve destek olan bir münevverler, âlimler, şâirler ve hakîmler sınıfının da aynı devlet çarkının dönmesine vâsıtalı vâsıtasız yardım etmiş olmaları keyfiyetidir.

ESKİ DEVRİN İNSANI

Muhakkak olan şu idi ki, insan denen mahlûk, bilsin bilmesin, bir mânevî emânetin sâhibi bulunuyordu. Bu gerçeği idrâk ise, kendinde ve bütün yaradılmışlarda Yaradan’ı görmesiyle mümkündü. İşte, vahdete ermek demek, bu birleyici anlayışa vâsıl olmak demekti. Ancak, hâmil olduğu o ilâhî emânet, bu şuura vâsıl olduktan sonra meydana çıkıyordu.

MEKTEBE BAŞLAMAK

O zamanlar mektebe başlamak da bir hayli debdebeli ve masraflı olurdu. Her merâsim, aşağı yukarı birbirinin eşi olmakla berâber, gözden çıkarılan masrafa göre işin ehemmiyeti değişirdi.

MÜNEVVERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Müellifin kaleminden çıkan eserlerin her biri bir başka ilhâmın mahsûlü, bir başka tesâdüfün netîcesi midir? Bu takdirde onları ancak tek tek ele alıp, ayrı ayrı değerlendirmek gerekir. Yoksa bunun aksine, sanatkâr bütün eserlerini aynı ilhâm kaynağından beslenerek ve hep aynı şuur içinde mi vücûda getirmiştir?

OSMANLI AİLESİ

Bugünün münevver anası, evlâdını, değil vatan uğruna ölmeye, doğduğu topraklarda yaşamaya, gücünü kuvvetini memleketine tahsis ettirmeğe bile muvaffak olamamakta veya olmak istememektedir. Halbuki bu vatanı geliştirme, ileri memleketler seviyesine yükseltmek uğruna katlanılacak her fedâkârlığın bir mukaddes cihâd olduğunu, her ananın bilmesi ve evlâdına bildirmesi bir millî borç değil de ya nedir?