İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

TAVSİYELER

Arkadaşlık yaptığın veya seninle arkadaşlık yapan herkese rütbesine ve derecesine göre davran. Allah karşısında ise O’na vermiş olduğun sözü yerine getirmek üzere davran. O’na verdiğin söz rububiyetini kabul sözüdür. Allah es-Sahib, yani arkadaştır. Hz. Peygamver -sallallâhu aleyhi ve sellem- böyle buyurdu. Âyetlere de onlar hakkında düşünerek davran. Duyuların idrak etmiş olduğu işlere, ibret gözüyle bakarak davran. Duyuların idrak etmiş olduğu işlere, ibret gözüyle bakarak davran. Bunun yanı sıra Peygamberlere ittiba ederek ve uyarak, meleklere temizlik ve zikirle, şeytana onun şeytan olduğunu bilip kendisine muhalefet ederek davranmalısın. Hafaza meleklerine, kendilerine yazdıracağın işlerin güzel olmasını temin ederek davran. Senden yaşlı olana saygı, küçüğe merhamet göster. Dengin olanı affet, ona insaf göster, kendine tercih et, hakkını nefsinin hakkına tercih et, kendi hakkını onun hakkı için terk etmen lazımdır. Âlimlere saygı ve hürmetle davran. Beyinsizlere ve düşüncesizlere karşı bağışlayacı ol, cahillere karşı siyasetle, kötülere karşı güler yüzle ve kötülüklerinden emin kalmayı sağlayacak şekilde davran. Hayvanlara karşı, onların ihtiyaçlarını gözeterek davran; çünkü onlar dilsizdir. Ağaçlara ve taşlara karşı, onları gereksiz bir amaçla kullanmamak şeklinde davran. Yeryüzüne karşı, onun üzerinde namaz kılarak davran. Ölülere karşı, onlara dua ederek davran; onların iyiliklerini zikret, kötülüklerini hatırlama! Keşf ve ve vecd ehli sufilere karşı, hallerini (kendilerine) teslimiyet üzere davran. Onlar hal ehli olanlardır. Allah yolundaki kardeşlerine, hareket ve duruşlarını tecessüsten uzaklaşarak davran. Çocuklara karşı iyilik yaparak davran. İşine karşı güzel ahlâkla davran. Ev halkına karşı sevgiyle davran. Namaza ise huzurla muamele et. Oruca günahlardan uzaklaşarak, hacdaki uygulamalara Allah’ı zikrederek ve yücelterek muamele et. Zekâta karşı onu hemen ödeyerek muamele et. Tevhide ihlasla, ilâhî isimlere, her ilâhî ismin ortaya çıkardığı ahlâka göre davran. Bu itibarla ilâhî isimler karşısındaki muamele ve davranış, onlarla ahlâklanmaktır. Dünyaya karşı ondan yüz çevirerek muamele et. Ahirete onun peşinden koşarak muamele et. Kadınlara onların fitnelerinden uzaklaşarak davran. Mala onu harcayarak, ateşe ve ilâhî sınırlara karşı ise takva ve korkuyla davran. Cennete karşı, onu talep ederek, velilere karşı, onların dostluklarını ve velayetlerini arttıracak şekilde davran. Düşmanlara karşı, onlara eziyet vermeyecek şekilde davran. Nasihat edene karşı, onun sözünü kabul ederek davran. Sana bir şey söyleyenin sözüne kulak ver. Bu itibarla bütün varlıklara nasihatle davran.

   Hükümdarların karşısında onların emirlerini işitip itaat ederek davran. Zalim yöneticilerden ise şerlerinden emin olmak maksadıyla gücün yettiğince uzak durmalısın. Hükümdarlarla arkadaşlıktan kendini uzak tut. Hükümdarlarla içli dışlı olursan işin zorlaşır. Onu bırakırsan seni zelil eder. Böyle bir durumla karşılaşırsan, onlarla arkadaşlıktan uzak kalmalısın. Kur’ân okuyana okuduğu sürece kendisini dinleyerek karşılık ver. Kur’ân’a da onu düşünerek karşılık ver. Hz. Peygamber’in -sallallâhu aleyhi ve sellem- hadîsine sahih ve zayıfını araştırarak karşılık ver, hadîsi ana ilkelere başvurarak değerlendir, ana ilkelere uygun olanı al. Bununla beraber böyle bir hadîsin geliş yolu sahih olmasa bile asıllar ve ilkeler (âyetler) onu teyit eder. Asılla çelişen hadîsi, rivayet yolu sahih olsa bile, dikkate alma; bu durum hadîsin başka bir yorumunu bilmediğinde böyledir. Çünkü tek ravisi olan haberler sadece güçlü zan ifade ederler. Sen tevatürle gelen sünnet ile Allah’ın -azze ve celle- kitabına uymalısın. O ikisi uyulabilecek ve kendileriyle oturulacak en hayırlı iki kaynaktır. Sahabe arasında ortaya çıkan görüş ayrılıklarını incelemekten ve onlar hakkında konuşmaktan uzak dur; bütün sahabeye muhabbet besle, herhangi birini kınamaya izin yoktur. Biz kendisine göre Allah’a ibadet ettiğimiz dini onlardan öğrendik; sen de dini onlardan alırken kendilerine karşı adaletle davran ve onları suçlama. Sahabe nesli en hayırlı nesildir!

   Evine karşı onda namaz kılarak davran. Meclisinde, Allah’ı o mecliste zikrederek davran. Oradan ayrılışına ise istiğfar ederek davran. Bütün bu hususlarda işin esası, her hak sahibine hakkını teslim etmektir. Hiç kimsenin senden talep edeceği bir hakkının üzerinde kalmamasına çalış. Suçluya onu bağışlayarak ve affederek karşılık ver; günahkâra karşı ona iyilik ve ihsan ile, gözüne karşı Allah’ın yasaklarından alıkoymakla, kulağına en güzel sözü dinlemekle davran. Diline, kötü söz söylemekten alıkoymakla davran. O söz doğru bile olsa şeriat böyle bir sözü nahoş karşılamış, onu söylemeyi yasaklamıştır. Günahlara korkuyla karşılık ver, iyiliklere umutla karşılık ver. Duaya zorlanarak karşılık ver. Hakkın seni işe veya bir işi terke çağırmasına “buyur” diye karşılık vermen gerekir. 


Muhyiddin İbn Arabî Hazretleri, Tavsiyeler Kitabı, Ter. Ekrem Demirli, Litera Yayıncılık, 2015, s.244-245

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir