İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

TÜRK TARİHİNE BAKMAK

Türk Tarihine Bakmak1

Türk tarihini aydınlatırken modern tarihçi mağlubun anlatımından olayı öğrenmek durumunda kalmaktadır.”

Osmanlı Devleti tasavvurunun ecnebi kitapların ciltlerine yansıması

   Türk tarihi ve kültürü ile ilgili çalışmalarda özellikle Türkiye’de ve yurt dışındaki çalışmalarda yaygın bir algı mevcuttur. Bu algı Türklerin savaşçı yapıları, sürekli devlet kurup yine kendilerinin yıktığı, medeniyete bir katkıları olmadığı, katkısı varsa bunun ancak Çin ile İran arasında aracılık yapmaktan ibaret olduğu, Osmanlı Devleti dahil devlet kavramından uzak, komşularının ya da kuruldukları yerlerdeki kültürlerin yönlendirmesi ile bir şeyler yapabildikleri şeklindedir. Türk tarihi ile ilgili iter Çin kaynaklarından hareketle eski Türk tarihi olsun ister Ortaçağ Selçuklu dönemi olsun isterse modern zamanlara kadar hanedan değişimi olmadan gelen Osmanlı Devleti, isterse Karadeniz’in kuzeyinde 350 yıl varlığını sürdüren Kırım Hanlığı olsun bu algı değişmez.2 Bu algının bir sebebi tarih yazıcılığı ile ilgili iken bir başka sebebi de Türk tarihini aydınlatan ve günümüze ulaşan kaynakların büyük ekseriyetinin rakiplerince, savaştıkları toplumlarca yazılmış olmasıdır. Dolayısıyla Türk tarihini aydınlatırken modern tarihçi mağlubun anlatımından olayı öğrenmek durumunda kalmaktadır. Bu da tabii olarak hakikati ortaya çıkarmak meselesinde tenkit ve kaynak tahlili meselesine daha fazla dikkat etmeyi ve olay-olgu meselesine dengeli bakmayı gerekli kılmaktadır.3

 

 

 

1 Prof. Dr. Hayrunnisa Alan, “Türklerde Devlet Kurma Biçimi (Modern Öncesi Dönem)”

2 Bizimkinden biraz farklı şekilde olsa da bu durumdan Hunlar özelinde meşhur tarihçi Gumiliev de şikayetçidir. “Çin ve göçebe kültürünün bir biri ile kıyaslanamayacağı, göçebelerin Çin Medeniyeti içine sızmış vahşiler olduğu, Büyük Bozkır’ın Çin’in kenar mahallesi sayıldığı bu yüzden de “Hun meselesinin Çin’in bir meselesi” gibi telakki edilmesi gerektiği şeklinde görüşler vardır” tespitinde bulunarak bu görüşe katılmadığını eserinden anlıyoruz. Bk. L. Gumiliev, Hunlar, (Çev. Ahsen Batur), İstanbul, 2002, s.305.

3 Bu satırlar, Hayrunnisa Hanım’ın mezkûr makalesinin ilk paragrafı olup, başlığı biz kendimiz verdik. Makalenin tamamına ulaşarak konu hakkında çok daha fazla şeyden istifade edebilirsiniz.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir