İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

VASİYET

Okuyana mutluluk getirsin, ona doğru yolu göstersin diye kitabına “Kutadgu Bilig” adını verdim diyen Yusuf Has Hacip’in eserinde geçen ibretli bir vasiyet. Okuyana mutluluk ve saâdet getirsin… Kutadgu Bilig’de geçen, hükümdar Gündoğdu’nun büyük, deha veziri Aydoldu’nun bedeninde ölüm hastalığı şiddetlenir, onu yatağa düşürür. Ölüm vaktinin yaklaştığını anlayan büyük vezir oğluna vasiyetini yazdırır. İhsanlarının karşılığını ödeyemediği hükümdarına en büyük mirasım dediği vasiyette hikmet dolu öğütler verir. Oğlunu da vasiyetinde unutmayarak iyi bir evlad yetiştirmenin, devleti iyi idâre etmenin, milleti saadete eriştirmenin yollarını, ne yapılıp yapılmayacağını anlatır.

   Aydoldu’nun Vasiyet Mektubu

   Kâğıt kalem istedi. Allah’ın adı ile başlayarak bir mek­tup yazdı.

   Yaratan, yetiştiren, göçüren Rabbim ki, yarattığı mil­yonlarca, sayısız mahlûkun hepsine rızk verir, hiçbirini aç bırakmaz. Her şeye ve herkese hükmünü geçirir, hiçbir yar­dımcıya ve desteğe ihtiyacı yoktur. Dilerse yaratır. Ol, de­diği hemen oluverir. Yaptıkları hep kendi isteği ile mey­dana gelmiştir. Sayısız yarattıkları ölüm için yarattı. Canlı olan her şey ölümlüdür. Yalnız kendisi için ölüm yoktur.

   Rabbim, benden sevgili peygambere, devamlı olarak binlerce selâm ulaştırsın. O sevgili peygamberin yakınlarına ve mübarek ashabına da sonsuz selâmlarımı ulaştırsın.

   Samimi olan insanın sözü tutulur…

   Ey devletli hükümdarım, Ömrün uzun, saltanatın daim olsun. Ben senin aciz bir vezirin idim. Bana, makam ver­din, rütbe verdin. Yetki verdin. Sayısız bağış ve ihsanda bulundun. Çok çok iyilik ettin. Ama ben sana karşı va­zifemi tam olarak yapamadan bu dünyadan göçüyorum. Senin bunca iyiliğine karşılık ben de size bir öğüt ve va­siyetnâme yazıp bırakıyorum. Bu yazdıklarımın içten ol­duğunu bil ve bunlara uy. Samimî olan insanın sözü tu­tulur. Çünkü insanlığın başı bu samimiyettedir. Dostların en iyisi samimî olandır. Ben sana sadakatle bağlı idim, onun için benim şu sözlerimi tut ve ona göre hareket et.

   Bak bana, ölüm karşıma çıktı. Bana şimdi vaktinde ye­rine getirilmiş olan ibadetler lâzım oldu. Toplamış olduğum bütün malım mülküm, param pulum ve hâzinem olduğu gibi kaldı. Ancak benim peşimden gelen, bunların hesabını vermek oldu. Şimdi çok pişmanım, ancak merhameti bol Rabbimin rahmetinden başka ümidim kalmadı.

   Kim ölümden kurtulabilmiş!..

   İşte ben ölüp gidiyorum. Yarın sen de muhakkak benim peşimden geleceksin, ölüm pusuda yatan bir avcı gibi insanın karşısına ansızın çıkar, ne kadar kaçarsan kaç, ölüm muhakkak yakalayacaktır. Ne kadar uzun ya­şarsan yaşa sonunda yine ölüm seni alıp götürecektir. Hani kim ölümden kurtulmuştur?

  Ölüm vakti gelmeden uyan, ölüme hazırlan; bil­diklerini uygula, işini düzene sok. Hayatta iken Allah’ın emirlerini yerine getir, ibadet et. İbadette gayretli ol, günahtan çok sakın. Yarın öbür dünyada, sana bu ibadetlerin faydası olacaktır, öteki dünyada insanı iki yol bekler. Bunlardan biri sağa doğru, diğeri sola doğrudur. Sağa giden kurtuluşa,sola giden azaba ulaşır.

   Göç yükünü önceden gönderebilmek…

   Ey hükümdar, bu dünya bir tarladır. Ne ekersen, öbür dünyada onu biçersin. Bu dünyada kendini ateşe atma. Bu dünya ve devlet seni aldatmasın. Nefsine hâkim ol. Heves ve arzuları için ömrünü harcayan kişi ömrünün so­nunda pişmanlıktan başka bir şey elde edemez. Bedeninin şehvani isteklerine tabi olan kişi, nefsinin esiridir. Dünya malı acı su gibidir. İnsan bir türlü kanamaz, içtikçe içesi gelir. Dünya bir seraptır, elini uzatırsan kaçar.

  Bütün işlerinde doğruluk göster. Halka kanunu doğru ve dürüst uygulamalısın ki, kıyamet günü sevinenlerden olasın. Sen halkını kötülüklerden, belâdan, zulümden koru. İyilik yap; elinle, dilinle onları sevindir. Sağlığında iyi ol, kendine iyi dedir. Yöneticisi iyi olan ülkenin halkı da iyi olur. Malınla ve paranla hayır yap. Yedir, içir, giydir. Cömert ol, cömerdin adı ebedî kalıcılardandır. Göç yü­künü önceden gönder.

  • Fazla gurur ve kibre kapılma.
  • İyileri kendine yakın tut, kötülerden uzak dur.
  • Hırslı kişilere iş buyurma.
  • Nankörlere dikkat et.
  • Başkasının malını gasp etme. Yok yere kan dökme, ölüm döşeğinde insan bu iki günah yüzünden perişan olur.
  • İşinde öfkeli olma, öfkeli beylerin ülkesi de saltanatı da zarar görür.
  • İnsanlara kaba söz söyleme. Kaba söz ya­kıcı bir alevdir.
  • Dünya malına ve mülküne fazla gü­venme. Dünyalık toplamak için fazla gayret gösterme. Seni nefsanî zevklerinle avutan bedenin sonunda kara toprağa girecektir.

   Bunları düşün ve ölümüne hazırlan.

   Her işinde Allah’tan yardım dile. Bil ki sana ancak Allah’tan yardım gelebilir.

   İyi ve kötü ne gelirse Allah’tandır. Kazaya boyuneğ. Kadere razı ol. Sakın kötü söyleme.

  Eğer iki dünyada da mutluluk ve kurtuluş dilersen, harama karışma, zulüm etme, kan dökme, düşmanlık besleme, kin gütme, şarap içme, bozgunculuk yapma. Bunlar insana ve devlete, millete ve saltanata mutlaka zarar verir. Adaletten ayrılma. Halkını gözetmekte ihmal gösterme, tedbirli ol.

   Devletin daim olması için idâreciye tavsiyeler

   Eğer saltanatının sürekli olmasını istiyorsan şu birkaç şeyi yerine getir:

   Adaletle iş görmeye gayret et. Zulüm etme. Yalnız Allah’a kul ol, ibadet et. Gaflet içinde bulunma, sürekli dikkat kesil, uyanık ol. Başkalarının if­tirasına uğramamaya bak. Çok hevesli ve çok öfkeli ol­duğun zaman iş yapma. Her iki halde de sabretmesini bil, dişini sık.

   Bütün iyilere saygılı ol, onlara yer ve makam ver. Kö­tülere yüz verme, kapına dahi yaklaştırma. Kötü ha­reketleri benimseme.

   İyi yasalar düzenle. İyi yasalar düzenleyen yönetici kendi adını ve devletini kökleştirmiş sayılır. Kötü yasa koyan yönetici daha hayatta iken ölmüş demektir. Kötü kanunlarla devlet yönetilmez. Kötü teamül yerleştirme. Kim yönetimdeyken kötü teamül koyarsa kendisinden sonrakilere kötü bir ad bırakmış olur. Dikkat et, kendin şaşırma, aslını unutma.

  Biri ölünce ondan yakınlarına miras, sevdiklerine va­siyet kalır. Benim en yakınım ve en sevdiğim kişi sensin. Mirasımı sana bırakıyorum. Mirasların en güzeli ise güzel söylenmiş bir sözdür, vasiyettir. Vasiyeti yerine getirmenin büyük yararı vardır. Ben sana yardımcı olacak şeyleri yazıp bıraktım. Beni hatırla ve bu sözlerimi hiçbir zaman unutma.

   Bu vasiyetim ile ben sana olan borcumu ödedim. Bana gösterdiğin yakınlığın ve yapmış olduğun ihsanların karşılığını verdim.

   Allah sana iyilikler yapman için yardımcı olsun, öm­rünü sağlık ve esenlik içinde geçir, ömrün bereketli olsun.

Son söz

   Ey hükümdar, ben bu dünyadan göçüyorum. Küçük oğlum bensiz kalıyor. Onu daha yeterince eğitememiş, yetiştirememiştim. Oğlumu, dilediğini yanar ateş içinde de olsa koruyan Allah’a emanet ediyorum. Allah, her şeye bir sebep yaratır. İyi ve kötü ne varsa hepsini o nasip eder. Çocukların iyi ve kötü olmalarının sebebi de anne ve babalarıdır. İşte onun babası olarak ben bugün göç edip gidiyorum. Oğlum küçük yaşta öksüz ve yetim ka­lıyor. Senden dileğim ona göz kulak olman, iyi bir eğitim vermendir. Eğer bu vezirinin senin üzerinde biraz hakkı varsa oğlumu gözet ve onu iyi yola sevk et. Gözden uzak tutma, onu bilgi ve erdem ile süsle. Ülkeye yararlı biri olsun. Davranışları uygun, disiplinli ve iyi ahlâk sahibi olsun. Bilgi ve beceri kazansın. Serbest bırakıp da kötü davranışlar kazanmasına meydan vermeyiniz. Çok sıkı bir eğitim altında yetişirse sonunda kendisi bahtiyar olur.

   Mektubu tamamladı, dürüp bağladı. Oğluna uzattı:

   Bu mektubu iyi sakla, hükümdara götür. Ona va­siyetim budur. Mektubumu okusun, sözümü tutsun.

   Oğlunu tekrar kucaklayıp öptü, bağrına bastı. Gö­zünden boşanan yaşlar yüzünü örttü.


[1] Yûsuf Has Hâcib, Kutadgu Bilig, Hazırlayan: Yaşar Çağbayır, Ankara: TDV Yayınevi

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir