İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

ZAMANIN KIYMETİ

Alışkanlıkların insanlara zaman kaybettirmede çok etkili olduğunu görüyorum. Halbuki eskiler bundan çok sakınırlardı. Meselâ Fudayl hazretleri şöyle derdi: “Ben bir cumadan öbür cumaya kadar konuştuğu kelimeleri sayan insanlar biliyorum!” Rivayet ederler ki bir grup insan seleften birinin yanına gelir ve ona “Acaba sizi rahatsız ediyor muyuz?” derler. O da onlara şöyle der: “Elbette, okuyordum, sizin için okumayı bıraktım!” Zâhidlerden biri bir gün Servî es-Sekatî hazretlerine gelir yanında bir grup insanın oturduğunu görünce “Tembellerin sığınağı mı oldun?” der ve oturmadan çeker gider. Gerçekten de ev sahibi misafirine nazik davranınca, misafir ziyaretini uzatır, dolayısıyla da ona rahatsızlık verebilir. Maruf hazretlerine gelen bir grup ziyaretçi sohbeti uzatınca, onları şöyle uyardı: “Güneşin meleği ona durmadan yerini değiştirtiyor. Sizler de kalkıp yer değiştirmek istemez misiniz?”

   Zamana önem verenler arasında Âmir ibn Abd Kays vardı. Bir gün bir adam kendisine “Dur da seninle konuşayım!” deyince, ona “Sen önce güneşi durdurmayı dene!” diye karşılık vermişti. (Meşhur zâhidlerden) Kurz ibn Vibrah’a “Niçin kırlara çıkmıyorsun? diye sorduklarındai “Ez-Zevcâr’ı engelliyor da ondan!” cevabını verdi. Anlattıklarına göre, Dâvud et-Tâî ekmek kırıntılarını toplarken şöyle diyordu: “Yemeği ıslatıp yemekle kuru kuru emek arasında insan elli âyet okur!” Osman el Bâkılânî de sürekli Allah’ı zikreder ve bu konuda şöyle derdi: “Yemek yediğim sırada sanki ruhum çıkıp gitmiş gibi hissederim, çünkü yemek beni zikirden alıkoyuyor!” Öte yandan selef-i sâlihînden biri arkadaşlarına şu tavsiyede bulunuyordu: “Benim evimden çıktığınızda birbirinizden ayrı durun, olur da içinizden bazıları yolda Kur’an okuyacaktır, toplu olursanız sohbete dalarsınız!”

   Bil ki zaman tek bir ânı dahi israf edilemeyecek kadar kıymetlidir! Peygamberimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem- sahih bir hadisinde şöyle buyurur: “Sübhânallahi ve bi hamdihi / Allah’a hamd ederek O’nu noksanlıklardan tenzih ederim, diyen kimse için cennette bir hurma ağacı dikilir!” (Tirmizî). Gerçekten de insan vaktini ne kadar da çok israf ediyor ve onca sevabı elinden kaçırıyor! Aslında şu günler bir tarlayı andırır. Sanki insanoğluna şöyle seslenilmekte: “Sen bir tane tohum ektiğin zaman, Biz sana oradan bin tohum çıkarırız!” Bu durumda akıllı bir insanın tohum ekmeyi bırakması ve tohum ekmekten yorulması caiz midir? Bu münasebetle belirtelim ki köşesine çekilmek ve yalnızlık, hayatın her ânından istifade etmeye yardımcı olur. İnsanın mümkün olduğunca karşılaştığı kişilerle sadece selamlaşmakla veya önemli bir konuda onlara yardımcı olmakla yetinmesi gerekir. Yiyeceğin de azıyla yetinmelidir, zira çoğu uzun uykuya ve gecenin heba edilmesine sebep olur. Selef-i sâlihînin hayatına bakan ve gelecek âlemdeki ceza ve mükâfata inanan kimse benim bu dediklerimi çok iyi anlar.

İbnü’l Cevzî, Bir Âlimin Günlüğü: Gördüklerim, Düşündüklerim, Eleştirilerim, Öğütlerim, Ter: Cemal Aydın, Timaş, 2019, s.538-539

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir